Önceki hayatımda kış uykusuna yatan bir HAYVANmışım

Malum mevsim kış. Sonunda o insanın kanını donduran soğuklar başladı. Ben yine sıcak su torbası, polar pijama moduna resmi olarak geçmiş durumdayım. Bıraksalar Kasım itibariyle mağarama girip bahara kadar uyuyacağım. Bazen ciddi ciddi düşünüyorum. Reenkarnasyon gerçekten var ise mesela ben kesin kış uykusuna yatan bir hayvandım ve şu anda kesin geçmişteki bedenimi arıyorum. Hatta bu öyle bir arayış ki ilişkilerimde bile hep kendime yakın olanları seçiyorum. Baktım o da olmuyor bedenim yağlanıyor kendini bir şekilde koruma altına alıp soğuğa adapte olmaya çalışıyor. Herkes yaza hazırlık olsun diye kışın diyet yapar ben ona izin veriyorum. Neydi dur... "Bedenimi dinliyorum ben" :) Yani sonuç olarak kış gelince yağlanmamın, ilişkilerimdeki seçimlerimin, asosyal olmamım, küveti sıcak kahve ile doldurmak istememin.

Geçen yıl yazmıştım. Şu Rus kızları ne içip üşümüyor ise ben de ondan istiyorum. Bilen çıkmadı sanırım 1 yıl geçti kimseden bir öneri yok. O nedenle bu kış da hayatıma üşüyen bir Türk Kızı olarak devam edeceğim.

Neyse öncelikle çok bayık bir dörtlük sonra Lüzumsuz Savaş şarkısı ile yazıma son veriyorum. Beynime kan giderken donup kaldığı için yazıyı da toparlayamadım.

Hayatta herşeyin bir nedeni var.
Belki şuan bu yazıyı okumanın bile.
Herbiri zıtlığının nedeni...
Her an bir diğerine açılan kapı sanki...

No comments:

Post a Comment